Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri enerji konusunda ithalata bağımlı olmamız yüzünden doğalgaz, petrol ve kömür konusunda kaynak çeşitliliğini esas almıştır.
Kömür dünyada bilinen en ucuz enerji olup,aynı hızla tüketildiği taktirde, mevcut rezervlerin 240 yıl dayanacağı öngörülmektedir. Sanayi kuruluşlarının yanı sıra kömür; site, apartman ve dairelerde kullanılmaktadır .
Kömür işleme tesislerinde elenip sınıflarına ayrıldıktan sonra torbalanmaktadır. Açık dökme ve torba şeklinde tüketicilere sunulmaktadır. Türkiye'de yılda ortalama 60 milyon ton kömür kullanılmaktadır.(Termoelektrik santralleri dahil.)
60 milyon tonun 45 - 46 milyon tonu termik santrallerde geri kalan 14 milyon ton da ısınmada ve sanayide tüketiliyor. Bu kömürler linyit ve maden kömürüdür.
Ancak demir çelik endüstrisinin kullandığı kömürü ayırmak lazımdır. Maden kömürü Zonguldak'ta var. Ancak şu anda çok büyük maliyetlerle çalışıldığı için bir istihdam amacı ile yürütülüyor. Zonguldak sübvanse ediliyor. Zonguldak'ta ton başına maliyet 250 USD'dan yüksek. Çok büyük yatırımlar yapılsa da ton başına maliyetin 100 USD'ın altına inmesi beklenmiyor. 14 milyon tonluk kömürün 4-5 milyon tonu ithal edilerek karşılanıyor. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:
1. Çevre sorunlarını önleyici özellik taşıyor.
2. Ekonomik.
3. Halkın daha iyiye olan her zaman ki ilgisi .
Yerli kömürlerimiz, konut ısıtması açısından, istenen kalitede değildir. 4 ton yerli kömür yakan bir aile, günün her saatinde kömürle, sobayla ilgilenmek zorunda.Oysa eşdeğer ısıyı ithal kömür 1 ton ile karşılıyor.
Üstelik tüm ısınma süresince iki kez ilgilenmek yeterli. Bu yüzden halkımızın tercihi kaliteli ithal kömürden yanadır. kömür, 1993 ve 1994 yıllarında yıllık 2,5-3 milyon ton seviyelerinde ithal edilmişken sonraki yıllarda tüketim arttı. 1998 yılına değin tüketim rakamı sürekli yükseldi.
1999-2000 yıllarında da yükselme eğilimi sürmüştür. Doğalgazın yaygınlaşmasının kömür tüketimini etkilediği söylenirse de, bu Marmara Bölgesi için pek de geçerli değildir.3 yıl kadar sonra Samsun'dan İran doğalgazının verilmesiyle Doğu Anadolu bölgesi için durum değişebilir ancak şu ana değin Doğu Anadolu bölgesinde de kömür tüketiminde bir azalma gözlenmemiştir.
Ülkemiz ısınma amaçlı kömür rezervlerinin önemli bölümü Soma'dadır. Ancak bu ihtiyaca göre kısıtlı bir rezervdir. Bir diğer önemli rezerv bölgesi de Çan olmakla birlikte, burada kurulan termik santral bölgede ki kömürü tüketerek üretim yapacaktır. Zaten, hali hazırda ki durumda da Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde kurulu termik santraller çevrelerinde ki düşük kalorili ve sorunlu kömürleri tüketerek enerji üretimi yapmaktadırlar.
Enerji stratejik önem taşır ve bizim enerji açığımız var. Buna üç kalemde çözüm bulunabilir:
1. Doğalgaz. 2. Kömür. 3. Petrol.
2010 yılında Türkiye'de kömür ihtiyacının 100 milyon tona çıkacağı hesaplanıyor. Termik, ısınma ve sanayi kömürü olarak.Türkiye enerji açısından yoksun bir ülke. Petrol yok, kömür kısıtlı, doğalgaz yok.
Sanayi kömürün ve halkın ihtiyacı olan konut ısıtması amaçlı kömürde ithale dönük çalışmalar şarttır. Kredi maliyetleri yüzünden yurt dışındaki şirketlerle kömür ithalatındaki yarış çok zorlu geçiyor.
Yurt dışındaki sistem para ve tonaja bağlı. Bizde öyle yüksek tonaj ve para olmadığı için yarışta geride kalıyoruz. Yurt dışında güçleri birleştirmek ve işbirliği yapmak gerekmektedir. Enisa Grubu kömür ithalatını SİBİRYA, GÜNEY AFRİKA ve ÇİN üzerinden gerçekleştirmektedir.
İthal Edilen Kömürün teknik özellikleri:
EBAT 18-150 mm (-18 mm max. % 10 + 150 mm max. %10)
KÜL % 14 max. (Kuru Bazda)
NEM % 10 max.
UÇUCU % 10-28
KÜKÜRT % 0,9 max.
KALORİ 6.200 KCal / KG min.